1994 yapımı Benetti 52m Solafide, mimar Tommaso Spadolini liderliğinde yürütülen titiz bir refit çalışmasıyla yeniden hayat buldu.
Benetti 52m, orijinal adıyla Tommy, artık Solafide olarak anılıyor. Benetti 52m Solafide’ın, etkileyici refiti, bir yıldan kısa sürede tamamlandı. Supernova Design stüdyosundan yat tasarımcısı Giulia Grassi de, yatın etkileyici iç mekân dönüşümünü üstlenerek projede kilit bir rol oynadı.
Kapsamlı çalışmalar arasında dış profilin tamamen yenilenmesi, ortak alanların yeniden tasarlanması, gövdede belirli çelik plakaların değiştirilmesi ve motorların tamamen elden geçirilmesi yer aldı. Proje, Fransa’nın Toulon kentindeki IMS Shipyard’da gerçekleştirildi.

Mimar Tommaso Spadolini sürecin başlangıcını ,”Sahibi Benetti’ye âşık olmuştu ancak onu hem teknik hem de estetik olarak—içten dışa—yenilemek istiyordu. Klasik karakterini koruyarak çağdaş bir görünüm kazandırmak onun için önemliydi. En önemlisi de geniş ailesini rahatça ağırlayabilecek bir yat istiyordu.” şeklinde anlatıyor.
Benetti 52m Solafide projesinde yalnızca nihai sonuç değil, inanılmaz derecede sıkı zaman çizelgesi de dikkat çekiyor. Yat sahibiyle ilk temas Temmuz 2023’te gerçekleşmiş, ilk taslaklar Ağustos ayında oluşturulmuş ve Aralık ayında onaylanmış.
Nisan 2024’e gelindiğinde yat tekrar suya indiriliyor. Bu iddialı refit sürecinde, mimar Tommaso Spadolini ve tasarımcı Giulia Grassi, Toulon’daki IMS Shipyard ile yakın işbirliği içindeydiler.

Modern, teknolojik olarak gelişmiş bir yat
Tommaso Spadolini liderliğindeki refit çalışmaları, yatın dış görünümünü modernleştirmeye ve teknolojik sistemlerini yükseltmeye odaklandı. Amaç, çağdaş bir görünüm yaratırken, otuz yılı aşkın süredir doğal olarak eskimiş olan sistemleri güncellemeydi.
“Yatın orijinal krem rengiyle başladık ve onu beyazla değiştirdik. Daha şık bir görünüm için koyu şeritler ve paslanmaz çelik ızgaralar ekledik,” diye açıklıyor Spadolini. “Özellikle ana güvertede kıç tarafa odaklandık. Başlangıçta iki botu barındırmak için tasarlanmıştı. Burayı, seyir sırasında veya demirdeyken keyif alınabilecek bir lounge alanına dönüştürdük.
Deniz manzarasını iyileştirmek için iki açılabilir yan balkon ekledik. Kaptan köşkünün önüne tenteler ekleyerek tam donanımlı bir güneşlenme alanı yarattık. Flybridge’de ise orijinal teknik alan, tik zeminli şık bir alana dönüştürüldü.”

İki adet 16 silindirli, her biri 2400 beygir gücünde Deutz motorlarının yenilenmesi özellikle zorlu bir süreçti. Motorların sökülmesi gerektiği için yaşam güvertesinde kesim yapıldı ve ancak, motorlar fabrikadan geri döndüğünde güverte kapatılıp donanım tamamlanabildi.
Yapısal açıdan, gövdedeki çeşitli çelik plakalar ve üst yapıya ait alüminyum paneller değiştirildi. Ayrıca, güneşlenme güvertesinin seyrin ortasında helikopter inişlerini destekleyebilmesi için tüm yapının güçlendirilmesi ve hareketli mobilyalarla donatılması gerekti. Tik zemine bir ‘H’ işareti de eklendi.
Yatın elektrik sistemi tamamen yenilendi, navigasyon yardımcıları ve bağlantı sistemleri en son teknolojiye uygun hâle getirildi. Uzun seyahatlerde botların taşınmasına olanak sağlamak için iki vinç korundu.

İç mekân tasarımındaki zorluklar
Supernova Design stüdyosunun sahibi tasarımcı Giulia Grassi için zorluk daha da büyüktü. Yatın zengin tarihini korurken, sahibinin titiz taleplerini karşılamak için modern tasarım unsurlarını entegre etmesi gerekiyordu. Amaç, aydınlık ve çağdaş bir atmosfer yaratırken, yatın yaşanabilirliğini artırmak ve klasik 90’lar mobilyalarını koruyarak onları geliştirmekti.
“Yat sahibi, hem salon alanlarında hem de kamaralarda daha fazla oturma kapasitesi talep etti. Alanları tamamen dönüştürerek iç bölmeleri yeniden düzenledik ve yatın genel estetiğiyle uyumlu özel tasarım mobilyalar ekledik.
Örneğin, ana güvertedeki yemek alanındaki bazı sabit mobilyaları kaldırarak, tüm ailenin rahatça oturabileceği bir masa için yer açtık. Dış mekânlar ise özel minderler ve modüler mobilyalarla daha konforlu ve esnek hâle getirildi—özellikle ana güvertedeki kıç kısmında, denizle olan bağ şimdi her zamankinden daha yakın.” diye açıklıyor Giulia Grassi.
Ana güvertede, genişlik hissini artırmak için mobilyalar, perdeler ve hantal armatürler ortadan kaldırıldı. Oturma alanı genişletildi ve tüm mobilyalar özel olarak yeniden tasarlandı. Örneğin, kanepe dahili depolama alanına sahip olacak şekilde tasarlandı ve yan sehpalara ek oturma alanı olarak dönüştürülebilecek bir yapı kazandırıldı.
Yemek odası tamamen yeniden tasarlandı. Bölme geriye kaydırılarak masa ve oturma alanı için daha fazla yer açıldı. Zemin tamamen değiştirildi ve masanın altında beyaz oniks bir bölüm oluşturuldu. Bunun yanı sıra, arkadan aydınlatmalı duvar, farklı atmosferlere uyum sağlamak için renk değiştirebiliyor.
Akıllı bir ayna sistemi sayesinde yemek masasındaki her oturma noktasından deniz manzarası görülebiliyor. Master suit, büyük ölçüde aynı kaldı ve klasik cazibesini korudu.
Üst güvertede, bazı alanların kullanımı yeniden tanımlandı. Lounge alanı artık, kullanılmadığı zaman interaktif bir TV odası olarak hizmet veren ve Supernova Design Studio tarafından özel olarak tasarlanmış bir kanepe sayesinde dört misafiri ağırlayabilen büyük bir kamaraya dönüştürülebiliyor. Bu güvertede yapılan en büyük değişikliklerden biri de yeni bir VIP kamarasının eklenmesi oldu. Kıç açık alan, yeni mobilyalar ve klima sistemiyle güncellendi. Aynı işlem flybridge’de de uygulandı.
“Bu kadar güzel bir yat olan Benetti 52m’yi modernize etmek gerçek bir zevkti” diye sözlerini tamamlıyor Tommaso Spadolini. “Tekne şimdi yeni motorları, dar ve yüksek performanslı gövdesi sayesinde 21 knot hıza ulaşabiliyor. Maksimum genişliği yalnızca 8,9 metre ki, bu benzer boyuttaki modern yatlar için oldukça nadir bir özellik. Ayrıca, deplasman tonajını 500 tonun (472 ton) altında tutmayı başardığımız için gururluyuz.”